Ulu Çınar — Erkek Öğrenci Yurdu
GenÇınar arşivine dön

Çalışma & Kariyer

Yurtta Ders Çalışılır mı? Önyargının Gerçek Payı

Yurtta ders çalışılır mı, yoksa 'çalışılmaz' bir önyargı mı? Doğru payını ve iyi bir yurdun odağı nasıl kolaylaştırdığını dürüstçe anlattık.

6 dk okumaUlu Çınar
yurtta ders çalışmaçalışma ortamıodaklanmaöğrenci yurdu
Ulu Çınar yurdunun sessiz çalışma salonunda kitaplık ve boş ders masaları

"Yurtta ders çalışılmaz" derler

Tercih listesini doldururken birileri mutlaka o cümleyi söyler: "Yurtta ders çalışılmaz, kalabalıktır, gürültüdür; sen en iyisi bir ev tut." Kulağa mantıklı geliyor. Aklına hemen dar bir oda, açık duran bir televizyon, koridorda yüksek sesle konuşan birileri geliyor. Gerçekten yurtta ders çalışılır mı, yoksa bu çoğu zaman kulaktan dolma bir önyargı mı? Dürüst cevap tam ortada: kötü kurulmuş bir yurt için doğru, iyi kurulmuş bir yurt için tam tersi.

Kısa cevap: İyi kurulmuş bir yurtta ders çalışılır, hem de evde çalışmaktan çoğu zaman daha kolay. "Çalışılmaz" önyargısı kalabalık, sıkışık, denetimsiz yurtlar için doğru olabilir. Ama sessiz bir çalışma salonu, odanda kişisel bir masa ve hazır bir düzen varsa, odak iradeden çok ortamdan gelir. Mesele "yurt" değil, hangi yurt.

Önyargının doğru payı: her yurt aynı değil

Bu önyargıyı toptan çürütmek dürüst olmaz, çünkü bir doğru payı var. Altı kişinin üst üste yaşadığı, tek bir ortak masası bile olmayan, giren çıkanın belli olmadığı bir yerde gerçekten ders çalışılmaz. Böyle bir yerde akşam kitabı açtığında karşına televizyon sesi, kapı gürültüsü ve sürekli bir hareket çıkar. Önyargı işte bu tablodan besleniyor, o tablo için de haklı.

Ama "yurt" diye tek bir şey yok. Bir yurdu ders çalışılır ya da çalışılmaz yapan şey, adının yurt olması değil; içinde sessiz bir çalışma alanı olup olmaması, kaç kişilik oda seçebildiğin, düzenin kurulu gelip gelmediği. Yani doğru soru "yurtta çalışılır mı" değil, "bu yurt çalışmak için kurulmuş mu".

İyi kurulmuş bir yurt bu önyargıyı nasıl kırar

İyi bir yurt, önyargının saydığı her maddeyi tersine çevirir. Kalabalık yerine ayrı bir çalışma alanı, dağınıklık yerine hazır bir düzen koyar.

  • Sessiz, ferah bir çalışma salonu. Ulu Çınar'da odanın dışında, geniş masaların olduğu ayrı bir çalışma salonu var; hem tek başına oturup kafanı kitaba gömmeye hem birlikte çalışmaya uygun. Ev sessizliği bazen fazla boş ve dağıtıcıdır; yanında başkalarının da çalıştığı bir salon insanı masada tutar.
  • Odanda kendi masan. Her odada çalışma masası, kitaplık ve sandalye hazır geliyor. Salona inmek istemediğin gece, kendi köşen zaten kurulu.
  • Zaten kurulu bir düzen. Kahvaltı ve akşam yemeği dahil; günlük oda temizliği ve çamaşır yurdun işi. Bu, "sonra çalışırım" listenden market, bulaşık, yemek, çamaşır maddelerini siler. O saatler doğrudan derse ve uykuna kalır.
  • Sınırsız internet ve yakın kampüs. Sınırsız Wi-Fi hazır; Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'ne yaklaşık 700 metre, yani yürüme mesafesi. Yolda geçmeyen her yarım saat, masada geçebilecek bir yarım saat.

Bunların hiçbiri "daha çok çalış" demiyor. Hepsi "daha az engelle çalış" diyor. Fark tam olarak burada.

Asıl mesele irade değil, ortam

Evde bir türlü ders başına oturamıyorsan, bunu uzun süre kendine "ben tembelim, iradem zayıf" diye yazmışsındır. Çoğu zaman doğru değil. Odak, sandığından çok daha az iradeyle, çok daha fazla ortamla ilgili. Dağınık bir masa, elinin altındaki telefon, arka planda dönen ev işleri; bunların her biri, sen farkında bile olmadan dikkatinden pay çalar.

Çalışma üzerine yazılan kitapların çoğu aynı yere çıkıyor: iradeye güvenme, ortamı tasarla. İyi bir masa ve sessiz bir oda, on tane motivasyon cümlesinden daha çok iş görür. Dağınık bir masanın dikkati nasıl böldüğünü, hep aynı yerde çalışmanın hatırlamayı nasıl kolaylaştırdığını düzenli ortamın odaklanmaya etkisi yazısında bilimsel tarafıyla anlattık. Özeti şu: ortamı düzeltince odak çoğu zaman kendiliğinden geliyor. Yani evde çalışamıyorsan suç sende değil; büyük ihtimalle ortam sana karşı kurulu. İyi haber, ortam değiştirilebilir bir şey.

Ev mi, yurt mu? Odak açısından dürüst bir kıyas

Evin cazibesini küçümsemeyelim. Kendi evinde tam bir özgürlük var: kendi köşen, kendi saatin, kimsenin karışmadığı bir alan. Canın istediğinde gece üçte çalışırsın, istemediğinde kimse "neredesin" demez. Bu mahremiyet gerçek ve kimileri için çok değerli.

İş odağa gelince ev sessiz sessiz vergi topluyor. Market, yemek, bulaşık, çamaşır, fatura, arıza; her biri tek başına küçük, toplamı haftanın saatlerini yiyor. Üstüne bir de çalışma düzenini sıfırdan kurmak sana kalıyor: masayı topla, sessizliği bul, kendini oturt. Yalnızlık da cabası; boş bir eve dönüp tek başına ders çalışmak, göründüğünden yorucu. İki seçeneği madde madde koyan yurt mu ev mi karşılaştırmamız bu dengeyi bütün kalemleriyle gösteriyor.

İyi bir yurtta çalışmayı nasıl kurarsın

Ortam hazır gelse bile düzeni kuran yine sensin. Birkaç basit hamle çoğu işi görür:

  • Kendine sabit bir çalışma köşesi seç, hep aynı yerde çalış. Ortam bir süre sonra "ders modu"nun işareti hâline gelir; oturur oturmaz kafan derse geçer.
  • Yoğun çalışacağın saatlerde çalışma salonunu kullan. Oda uykuya ve dinlenmeye, salon derse ayrılsın; beyin mekânı işe göre ayırınca daha çabuk toparlıyor.
  • Telefonu masadan uzağa koy. Sessize almak yetmez; görüş alanında durması bile bir rakip demek.
  • Aynı ritimde çalışan biriyle yan yana otur. Yanında çalışan birinin olması, tek başına toparlanmaktan çoğu zaman daha kolaydır.

Hazır bir düzenin sana başka neler kazandırdığını yurtta kalmanın avantajları yazısında tek tek açtık.

Kime ev daha uygun?

Her öğrenciye yurt uygun değil, bunu dürüstçe söyleyelim. Ankara'yı tanıyorsan, üst sınıftaysan, kendi düzenini kurmayı seviyor ve tam bağımsızlık istiyorsan ev sana daha çok yakışabilir. Güvendiğin, disiplinli bir arkadaşınla sessiz bir ev tutabiliyorsan orada da güzel çalışılır. Ama yeni bir şehirde ilk yılını geçirecek, dikkatini derse verecek ve aklını fatura yerine sınav takvimine ayırmak isteyen biri için iyi kurulmuş bir yurt çoğu zaman öne geçer. Karar senin; biz sadece maddeleri masaya koyuyoruz.

Sık Sorulan Sorular

Yurtta gerçekten ders çalışılır mı? İyi kurulmuş bir yurtta çalışılır. Ayrı bir sessiz çalışma salonu, odanda kişisel bir masa ve hazır bir düzen varsa, evde çalışmaktan çoğu zaman daha kolaydır. "Çalışılmaz" önyargısı daha çok kalabalık ve denetimsiz yurtlar için geçerli.

Kalabalık odada nasıl ders çalışılır? İki yol var: yoğun çalışmayı odaya değil sessiz çalışma salonuna taşımak ve oda tipini ihtiyacına göre seçmek. Sessiz çalışmayı seven daha az kişilik oda tercih edebilir. Odanın işi uyku ve dinlenme, salonun işi ders olunca kalabalık sorun olmaktan çıkar.

Evde mi yurtta mı daha iyi ders çalışılır? Kişiye bağlı, ama çoğu birinci sınıf için yurt daha rahat bir başlangıç: ortam kurulu gelir, ev işleri zaman çalmaz, kampüs yürüme mesafesindedir. Evde bütün bu düzeni kendin kurarsın; bu da derse ayıracağın enerjiden yer.

Çalışma ortamını görmeden karar verme

"Yurtta ders çalışılmaz" cümlesini yüz kere duyarsın; ama bir yurdun çalışma salonuna oturup on dakika geçirmek, o yüz cümleden daha çok şey anlatır. Ulu Çınar'ın çalışma salonunu ve odalarını görmek, boş yer ve güncel durumu sormak istersen WhatsApp'tan bize yaz ya da ulucinarogrenciyurdu.com üzerinden ulaş. Karar vermeden önce ortamı bir gör; gerisi çoğu zaman kendiliğinden kolaylaşıyor.

Yazı sonu

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?

Okur ifadesi

Bu seçim yalnızca bu cihazda saklanır; site geneli sayaç değildir.

Yazıyı paylaş

WhatsAppXFacebookLinkedIn

Yorum alanı

Önizleme: Bu yorumlar bu cihazda saklanır; canlı yorum/moderasyon sistemi devreye alınmadan sunucuya gönderilmez.

Aynı kategoriden

Okumaya devam et

Lisanslı fotoğrafta bu yazının konusuna uygun gerçek bir sahne görülüyor.
Çalışma & Kariyer

Beyin Göçü: Gitmek mi Kalmak mı? Rakamlar ve Gerçek

Beyin göçü artıyor mu? Yurtdışına yerleşme isteği %43'ten %28'e düştü. Gitmenin de kalmanın da meşru sebeplerini rakamlarla, dürüstçe konuştuk.

6 dk okumabeyin göçüyurtdışına yerleşme
Yazıyı oku

Ulu Çınar

Yurt hakkında doğrudan bilgi alın

WhatsApp'tan yazın