Ulu Çınar — Erkek Öğrenci Yurdu
GenÇınar arşivine dön

Popüler Bilim

Aralıklı Tekrar: Beynin Unutma Eğrisini Nasıl Yenersin?

Sınavdan sonra öğrendiklerini neden unutuyorsun? Unutma eğrisinin bilimini ve aralıklı tekrarla az çalışıp çok akılda tutmanın yolunu öğren.

•7 dk okuma•Ulu Çınar
aralıklı tekrarunutma eğrisihafızaders çalışmaöğrenci
Beyaz masada spiral ciltli defter ve üzerinde duran kalem

Gece yarısını geçmiş. Yarın final var, sen altı saattir masadan kalkmadın, bütün konuyu bir oturuşta beynine tıktın. Sabah sınav da fena geçmedi. Ama aradan on gün geçsin, aynı konuyu birine anlatmaya kalk; çoğu buharlaşmış olacak. Bu tuhaf değil, hatta normal. Beynin tam da bunu yapmak üzere kurulmuş. İyi haber şu: aralıklı tekrar denen basit bir yöntem, o buharlaşmayı büyük ölçüde durdurabiliyor. Üstelik daha az çalışarak.

Bu yazının sonunda, sınavdan sonra bilgiyi neden kaybettiğini ve bu hafta uygulamaya başlayabileceğin somut bir tekrar programını bileceksin.

Kısacası: aralıklı tekrar, bir bilgiyi tek seferde ezberlemek yerine giderek açılan aralıklarla birkaç kez hatırlamaktır. Beyin bir bilgiyi tam unutmaya yüz tuttuğu anda onu yeniden hatırlarsan, o iz her seferinde biraz daha sağlamlaşır. Aynı bilgi, çok daha az toplam saatle çok daha uzun süre yerinde kalır.

Unutmak beynin varsayılan ayarı

1885'te Alman psikolog Hermann Ebbinghaus tuhaf bir deney yaptı: kobayı kendisiydi. Anlamsız heceler (WID, ZOF gibi hiçbir şey ifade etmeyen üçlüler) ezberledi, sonra bunları saatler ve günler sonra ne kadar hatırladığını ölçtü. Çıkan grafik bugün unutma eğrisi diye biliniyor ve manzara acı: yeni öğrenilen bir şeyin büyük kısmı ilk saatlerde, ilk günde gidiyor.

Bu 140 yıllık bulgu havada kalmış bir efsane değil. 2015'te Jaap Murre ve Joeri Dros deneyi baştan kurdu (bir kişi, 70 gün, 70 liste hece) ve Ebbinghaus'un eğrisini büyük ölçüde doğruladı. İlginç bir ayrıntı da eklediler: eğri pürüzsüz bir iniş değil, 24 saat civarında hafif bir toparlanma var. Yani araya bir gece uykusu girince beyin bilgiyi biraz daha iyi tutuyor. Uykunun hafızayı pekiştirmedeki rolünü uyku ve hafıza yazısında ayrıca anlatmıştık.

İşin canını sıkan tarafı burada. Tıka basa çalışmak (bilimdeki adıyla "toplu çalışma") sınav sabahına yetişir, ama unutma eğrisine karşı hiçbir savunma bırakmaz. Sabah dolu olan kafa, on gün sonra bomboş. Peki bu eğriyi nasıl kandırırsın?

Aralıklı tekrar neden bu kadar işe yarıyor?

Cevap sezgine ters: bilgiyi biraz unutmana izin vererek. Bir konuyu öğrendikten hemen sonra tekrar edersen beyin pek zorlanmaz, çünkü bilgi zaten tazedir. Ama araya bir gün koyup öğrenmek üzere olduğun şeyi tam kaybolmadan geri çağırırsan, beyin o izi yeniden kazımak için çalışır. Ve her yeniden kazıma, izi derinleştirir.

Bu, hafıza araştırmasının en sağlam bulgularından biri. Nicholas Cepeda ve ekibi 2006'da bu alandaki 184 makaleyi, 317 deneyi tek çatı altında topladı (buna meta-analiz deniyor, yani "çalışmaların çalışması"). Sonuç net: aralıklı çalışma, aynı süreyi tek seferde harcamaya kıyasla akılda kalıcılığı belirgin biçimde artırıyor. Aynı iki saat, güne yayıldığında çok daha fazla iş görüyor.

Robert Bjork'un "arzu edilen zorluklar" dediği şey de tam bu. Öğrenmeyi biraz zorlaştıran her şey (araları açmak, kendini yoklamak) o an daha yorucu gelir, ama kalıcılığı yükseltir. Rahat hissettiren çalışma çoğu zaman en az kalıcı olandır.

Tekrar etmek, okumak değildir

Burada çoğu öğrencinin düştüğü bir tuzak var. "Tekrar" deyince aklına notları bir kez daha okumak, altını çizdiğin yerlere göz gezdirmek geliyor olabilir. Oysa beyin için okumakla hatırlamak aynı şey değil.

Henry Roediger ve Jeffrey Karpicke 2006'da bunu düzgün bir deneyle gösterdi. Öğrencilere bir metin verdiler; bir grup metni tekrar tekrar okudu, diğer grup okuduktan sonra kapatıp kendini test etti. Beş dakika sonraki sınavda tekrar okuyanlar biraz öndeydi. Ama asıl mesele iki gün ve bir hafta sonra ortaya çıktı: kendini test eden grup, tekrar tekrar okuyan gruptan açık ara daha fazlasını hatırladı. Bilgiyi zihinden zorla çekip çıkarma eylemi (araştırmacıların deyimiyle "geri getirme pratiği"), onu pasifçe yeniden okumaktan çok daha güçlü tutuyor.

Yani aralıklı tekrarın kalbinde iki şey var: araları açmak ve her aralıkta kendini yoklamak. Notu okumak değil, kapatıp "bu neydi?" diye kendine sormak. Bu ikisi bir araya gelince unutma eğrisi düzleşmeye başlıyor.

Peki ne yapmalı? Bu hafta kurabileceğin sistem

Bilim güzel de, masaya oturunca ne yapacaksın? İşte kanıta dayanan, sade bir program.

1. Kelime kartı mantığıyla çalış (Leitner sistemi). 1972'de Sebastian Leitner bu yöntemi bir kutu düzeniyle anlattı. Bir soruyu doğru bilirsen kart bir sonraki kutuya geçer ve daha seyrek karşına çıkar; yanlış bilirsen ilk kutuya döner ve sık sık önüne gelir. Böylece zorlandığın konulara çok, ezberlediklerine az vakit ayırırsın. Kâğıt kartlarla üç zarf bile yeter: birincisini her gün, ikincisini üç günde bir, üçüncüsünü haftada bir çevir.

2. Aralıkları hedefine göre ayarla. Cepeda ekibinin 2008'deki 1.354 kişilik çalışması pratik bir kural verdi: en iyi tekrar aralığı, bilgiyi ne kadar süre tutmak istediğine bağlı. Bir hafta sonraki sınav için ideal aralık yaklaşık bir gün; birkaç ay sonrası için haftalarca. Kaba bir başlangıç kuralı: sınava ne kadar uzunsa, aralarını o kadar aç. Vize bir hafta ötedeyse bugün öğren, yarın yokla, üç gün sonra bir daha.

3. Okuma, kendine sor. Her tekrarı bir mini sınava çevir. Defteri kapat, konuyu boş sayfaya anlatmaya çalış, sonra kontrol et. Bu üç dakikalık "boş sayfa testi", bir saatlik pasif okumadan daha çok iş görür.

4. Teknolojiyi kullan. Anki gibi ücretsiz uygulamalar bu aralıkları senin yerine hesaplar; bir kartı ne zaman tekrar göreceğine kendileri karar verir. Dil, tıp, hukuk gibi bol ezber isteyen bölümlerde işini ciddi biçimde kolaylaştırır.

Bir de küçük bir uyarı: aralıklı tekrar sihir değil, disiplin ister. Günde 20 dakikayı düzenli ayırmak, sınavdan önce altı saat bir gecede yığmaktan hem daha kolay hem daha etkili. Zaten bütün mesele "az ama sık". Küçük ve düzenli hedeflerin neden daha çok tuttuğuna küçük hedeflerin bilimi yazısında değinmiştik.

Küçük bir kapanış

Unutmak bir kusur değil; beynin gereksiz bilgiyi eleme biçimi. Aralıklı tekrar da beyni zorlamak değil, onunla uzlaşmak demek: "bu bilgi önemli, silme" mesajını, doğru zamanlarda, birkaç kez göndermek. Bunu yapabilmenin ön koşulu ise sıkıcı ama gerçek: sessiz bir masa, bölünmeyen bir yarım saat ve az çok sabit bir rutin. Odaklanmanın neden 25 dakikada dağıldığını ve molanın işe nasıl yaradığını odaklanma molası yazısında anlatmıştık. Çalışma ortamının kendisi de bu rutini kurar ya da bozar; yemekhanesi ve düzeniyle bir yurt, o "her gün aynı saatte 20 dakika" alışkanlığını sandığından çok daha kolay hale getirebiliyor.

Bu akşam bütün konuyu bitirmeye çalışma. Küçük bir parçayı öğren, yarın ona bir kez daha bak. Yarınki sen, bugünküne teşekkür edecek.

SSS

Aralıklı tekrar tam olarak nedir? Bir bilgiyi tek seferde ezberlemek yerine, giderek açılan zaman aralıklarıyla birkaç kez hatırlamaktır. Her tekrarda bilgiyi zihinden geri çağırmak, hafıza izini güçlendirir ve unutmayı yavaşlatır.

Tekrar aralıklarını nasıl belirlemeliyim? Kaba bir kural: sınava ne kadar uzunsa aralıkları o kadar aç. Bir hafta sonraki sınav için bugün öğren, ertesi gün ve birkaç gün sonra yokla. Aylar sonrası için aralıkları haftalara çıkar. Anki gibi uygulamalar bunu senin yerine ayarlar.

Notları tekrar okumak yeterli değil mi? Genelde değil. Araştırmalar, kapatıp kendini test etmenin (geri getirme pratiği) pasifçe yeniden okumaktan çok daha kalıcı olduğunu gösteriyor. Okumak tanıdık hissettirir; asıl öğrenme bilgiyi hatırlamaya çalışırken olur.

Kaynaklar

  • Hermann Ebbinghaus, Über das Gedächtnis (Belleğe Dair), 1885.
  • Murre, J. M. J. & Dros, J. (2015). Replication and Analysis of Ebbinghaus' Forgetting Curve. PLOS ONE, 10(7): e0120644. DOI: 10.1371/journal.pone.0120644
  • Cepeda, N. J., Pashler, H., Vul, E., Wixted, J. T. & Rohrer, D. (2006). Distributed Practice in Verbal Recall Tasks: A Review and Quantitative Synthesis. Psychological Bulletin, 132(3), 354–380.
  • Cepeda, N. J., Vul, E., Rohrer, D., Wixted, J. T. & Pashler, H. (2008). Spacing Effects in Learning: A Temporal Ridgeline of Optimal Retention. Psychological Science, 19(11), 1095–1102. PMID: 19076480
  • Roediger, H. L. & Karpicke, J. D. (2006). Test-Enhanced Learning: Taking Memory Tests Improves Long-Term Retention. Psychological Science, 17(3), 249–255. DOI: 10.1111/j.1467-9280.2006.01693.x
  • Sebastian Leitner, So lernt man lernen (Öğrenmeyi Öğrenmek), 1972.

Görsel kaynakça

Kapak görseli: Lisanslı Envato Elements görseli · envato.com

Yazı sonu

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?

Okur ifadesi

Bu seçim yalnızca bu cihazda saklanır; site geneli sayaç değildir.

Yazıyı paylaş

WhatsAppXFacebookLinkedIn

Yorum alanı

Önizleme: Bu yorumlar bu cihazda saklanır; canlı yorum/moderasyon sistemi devreye alınmadan sunucuya gönderilmez.

Aynı kategoriden

Okumaya devam et

Ulu Çınar

Yurt hakkında doğrudan bilgi alın

WhatsApp'tan yazın